Davut ile Süleyman Peygamber’in Adaleti

Levent Şahin

 

Davut ile Süleyman Peygamber’in Adaleti

Levent ŞAHİN

Temmuz 2014

ANTALYA

Davut Peygamber’in yaşadığı dönemde iki kişi aralarında adaleti sağlaması ve anlaşmazlıklarını gidermesi amacıyla onun yanına gittiler. Olay şuydu: Başlarında çoban olmayan bir koyun sürüsü gece vakti bir tarlaya girip, tarlanın tamamını tahrip etmişlerdi. Doğal olarak tarlanın sahibi tüm bu olup bitenler karşılığında zararının tazmin edilmesini ve gereğinin yapılmasını istiyordu. Koyunlarını başıboş bırakan kişinin zararını karışılmasını istiyordu, şiddetle. İlginç olan yapılan değerlendirmede tarlaya verilen zararla tüm koyunlarının değerinin eşit olmasıydı.

Peki, bu durum karşısında Davut Peygamber nasıl bir karar verdi?

Davut Peygamber’in niyeti koyunları tarla sahibine vererek adaleti tesis etmekti. Davayı izleyenler arasında genç bir adam da vardı. Ve o ileride Süleyman Peygamber olarak anılacak kişiydi. Davut Peygamberi’in vereceği kararı sezinleyen Süleyman Peygamber ise şöyle bir öneri de bulundu.

Madem ki, tarlaya verilen zarar tüm koyunların değerine eşit, o halde tarla koyun sahibine verilsin ve böylece koyun sahibi tarlayı eski haline getirsin. Koyunlar da tarla düzelinceye kadar tarla sahibinde kalsın. Koyunların sütünden yararlansın. Tarla eski haline geldiğinde de herkes elindekini diğerine vererek süreci tamamlamış olsun.

Bugünkü ceza hukuku ne yazık ki bu öyküdeki yaklaşımdan fersah fersah uzaktır. Ceza odaklıdır. Bu nedenle de ne yazık ki, bir şekilde suça karışmış kişiler dışarı çıktılarında kısa sürede tekrar içeri girerler. Çünkü, ceza kişiyi ıslah etmemiş, birey rehabilite olmamış, sadece belirli bir süre zorunlu olarak içeride dışarıdaki kişilerden soyutlanmıştır. Oysa Süleyman Peygamber’in bulduğu çözüm tam anlamıyla proaktivite’ye özgü bir uygulamadır. Zararı tazmin edici, her iki tarafı da kollayıcı, cezadan ziyade tamamlayıcı, onarıcı bir durumu ve anlayışı simgeler. Ne yazık ki, modern hukuk sistemi günümüzden binlerce yıl öncesinde uygulanan yasalara göre oldukça geride kalmış gibi görünmekte.

Kaldı ki TUİK verilerine göre şu an cezaevinde olan yaklaşık 179 bin kişi bulunmakta ve ne yazık ki mevcut cezaevleri dolmuş durumda. Özelikle son yıllarda suça eğilimde çok  ciddi bir artış var…

“Algımı Kim Yönetiyor” adlı yeni kitaptan alınmıştır…

Levent ŞAHİN

yamacegitim.com

Levent Şahin tarafından yazıldı

Başa Dön